HADİSLER


1)        Enes radıyallahu anh'den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

"Hastalığın kendiliğinden bulaşması yoktur. Uğursuzluk da yoktur. Ben hayra yormayı yeğlerim 

 2)     Hadis-i şeriflerde buyuruluyor ki:
 (Falcının, büyücünün söylediklerine inanan, Kur'an-ı kerime inanmamış olur.) [Taberani

 3)     (Fal baktıran, falcıya inanmasa bile, kırk gün namazı kabul olmaz.) [Müslim

  .4)   Büyü yapan ve yaptıran ve bunlara inanan bizden değildir( Tirmizi)

5)     Bid’at icat edene Peygamber (as) ın bedduası vardır. “Bid’at icat edene Allah lanet etsin.” demiştir. (Riyaz üs-Salihın:855)

6)     Dinin özüne ters düşen bid’atlar için Peygamber Efendimiz şöyle buyurur: “Bir kimse dinimizden olmayan bir şeyi ihdas ederse, o şey merduttur.” (Riyaz üs-Salihın:168)
7)     Peygamber (as) şöyle buyuruyor: “Kim bir sünnetimi ihya ederse, onunla amel edenlerin sevabı kadar sevap ona verilir. Onların sevabından da bir şey eksilmez. Kim sünnete uygun düşmeyen kötü bid’at icat ederse, onunla amel edenlerin günahı kadar da ona verilir. Bid’at işleyenlerin günahından bir şey eksilmez.” (Müslim, İlim:6)
8)     Bir başka hadislerinde de: “Öyle bir zaman gelecek ki, insanlar Kur’an okur, ibadetle meşgul olur, aynı anda bid’atla meşgul olur. Bilmedikleri cihetten dinlerinden olurlar. İlimlerine bedel rızık alırlar, dünyayı din karşılığında elde ederler. Bunlar deccalin evaneleridir.” buyurur. –(Ramuz el-Ehadis:504/3)  

9)“Allah bid’at sahibinin amelini, bid’atı bırakıncaya kadar kabul etmez.” (Ramuz el-Ehadis:6/5
10)   Âişe radıyallahu anhâ’dan rivâyet edildiğine göre, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

11)“Kim bizim bu dinimizde ondan olmayan bir şey ortaya çıkarırsa, o şey kabul edilmez.”
12)     peygamberimizin  bir hadisi şöyledir : Sözün en hayırlısı Allah’ın kitabıdır. Yolların en hayırlısı Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’ in yoludur. İşlerin en kötüsü, sonradan ortaya çıkarılmış olan bid’atlardır. Her bid’at dalâlettir, sapıklıktır.”


13)....Bize Saîd ibnu Mînâ tahdîs edip şöyle dedi: Ben Ebû Hureyre(R)'den işittim, şöyle diyordu: Rasûlullah (S): "Hastalığın (sahibinden bir başkasına) kendi kendine sirayeti yoktur, eşyada uğur­suzluk yoktur. Ükey ve baykuş (ötmesinin te'sîri ve kötülüğü) da yok­tur, Safer ayında uğursuzluk yoktur. (Bunlar Câhüiyet HURAFEleridir.) Fakat (ey mü'min) sen cüzamlıdan, arsiandan kaçar gibi kaç!" bu­yurdu    Buhari, Tıp, 19
 
 
14)    Hz. Aişe (r.anhâ) anlatıyor: Resûlullah Efendimiz, bir gece, biz hanımlarına garîb bir hikâye anlatmışlardı. Bu sırada hanımlarından birisi: "Bu hikâye, tıpkı HURAFE hikâyesi'ne benziyor" dedi. Bu söz üzerine Fahr-i Kâinat Efendimiz: "Biliyor musunuz, hurâfe ne demektir? HURAFE, Yemen'in Uzre kabilesinden bir adamın adıdır. Câhiliye devrinde bu adamı cinnîler esir almışlar ve uzun müddet aralarında tuttuktan sonra, onu tekrar insanların arasına bırakmışlardır. HURAFE, insanlar içerisine döndükten sonra, cinnîler âleminde gördüğü acâiblikleri halka anlatırdı. İşte, halk arasında bu tür hikâyelere, "HURAFE sözü" denmiştir" buyurdular. Tirmizi, Şemail, 110
 
15)    Hazreti Âişe'den rivayet edildiğine göre, çocuklar doğduğu zaman kendisine getirilirdi de, onlara bereketli olmaları için dua ederdi. Böyle bir çocuk kendisine getirildi. Hazreti Âişe çocuğu yatağına koy­maya gitti. Bir de başının altında bir ustura gördü. Oradakilere ustura­dan sordu (Bu nedir) ? Onlar dediler ki, cinden korunmak için (cin çarp­masın diye) onu koyuyoruz. Hazreti Âişe usturayı alıp, pnu attı ve bun­dan onları yasaklıyarak dedi ki: «—ResûlüHah (Sallallalıü Aleyhi ve Sellem) uğursuzluğa yormayı hoş görmezler ve ona buğasederierdi.» Hazreti Âişe bu uğursuzluğa yorma işini yasaklardı.[548] Bugün çocuklara takılan boncuk ve boynuz gibi şeyler de, Hz. Âişe'nİn yasckladığı âdetin başka bir örneğidir. Bunlar da HURAFE kabilinden olan ve cin çarpması ile göz isabetini engelleyici şeyler değillerdir. Bun-forrn. İslâm İnanç ve âdetleriyle bir İlgisi olmadığının en canlı misalini ve uygulamasını bu hadîs-i şerifte buluyoruz. Çocuklara yapılması gereken şey, duadır, haklarında bereket İstemektir ve onlara islâm terbiyesi vermektir.[549] Buhari, Edebü'l-Müfred, 314
 
16)   Habbetüt-Temîmî anlattığına göre, Peygamber efendimizin şöyle buyurduğunu babası işitti: «— Baykuşlarda (uğursuzluk diye) bir şey yoktur. Yorum yapmanın da doğrusu, bayıra yarmadır. Göz değmesi de bir gerçektir.»[552] Islâmiyetten önce Araplar baykuşun ötüşünü uğursuzluğa yorarlar ve onun hareket ve ötüşünden bir lakım mânâlar çıkarırlardı. Peygamber Efendimiz ; «Baykuşta bir şey yoktur.» Buyurmakla bu batıl inana yok etmiştir.Buhari, Edebü'l-Müfred, 315
 
 


  1.  

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder